Prof. Dr. Ümit Özdağ açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Bu hafta Türk Milleti toplantımız Ramazan ayının ilk gününe denk geldi. Bu vesileyle aziz milletimizin Ramazan ayını kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ramazan ayını yüksek enflasyon, özellikle yüksek gıda enflasyonunun yaşandığı bir ortamda idrak edeceğiz. 16 milyon 800 bin emekli, dul ve yetimin, milyonlarca asgari ücretlinin aldıkları sosyal yardım niteliğindeki maaş ile zaten zorunlu olarak oruç tutmak zorunda kaldıkları bir ekonomik buhranda Ramazan'ı idrak ediyoruz. AK Parti'nin yine Ramazan boyunca sabır, kanaat, şükür diyerek halkımızı oyalamaya çalışacağını, hak ettiği maaşı vermediği, verdirmediği insanlarımıza gıda yardımı kolileriyle propaganda yapacağını biliyoruz. Oysa sabır taşını çatlatan bir haksızlık sürecini yaşıyoruz. Milyonlarca emekli, dul, yetim asgari ücretli adeta açlıkla sınanıyor ve öte yandan AK Parti'nin zenginler sınıfı da çılgın bir tüketim sürecinden geçiyor. Bakın dünyanın en tanınmış otomobil markalarından birisinin bölge başkanı geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapmış. Diyor ki, ‘Türkiye'de ciddi bir varlık ve servet artışı var’. Allah Allah, Türk halkının bundan çok haberi yok. Evet, doğru. Çok küçük bir azınlığın varlığı ve serveti artıyor. Devam ediyor. ‘Yüksek gelir gruplarının servetinin 2030'a kadar artacağına dair veriler mevcut. Enflasyona rağmen markaya lükse bağlılık çok güçlü. Türkiye artık bizim için sadece bir pazar değil, akıllı marka ürünleri ve büyümenin öncüsü’. Evet, Türkiye'de AK Parti zenginlerinin çok ciddi bir zenginleşmesi var. En zengin yüzde 1 servetin yüzde 20'sini kontrol ediyor. En zengin yüzde 10 servetin yüzde 68'ini kontrol ediyor. 44 milyon yurttaşımız ise toplam servetin ancak 2,7'sini kontrol ediyor. İşte bu Türkiye'deki bütün zenginliğin yüzde 68'ini kontrol eden yüzde 10 haksız bir zenginlik ve lüks içinde yaşarken, lüks araçları peynir ekmek gibi alırken, servetin ancak yüzde 2,7'sine ulaşabilen 44 milyon vatandaşımız pazardan 2 kilo domates, 2 kilo soğan almakta zorlanıyor. OECD ülkeleri arasında et, balık, tavuk eti yemede sonuncu sırada Türk milleti. Birileri lüks parfümde adeta yıkanırken, Londra'da evler, caddeler satın alırken, milyonlarca insan pazara gittiği zaman bir kilo ıspanak, bir kilo patates, bir kilo soğanı alıp evine dönmek zorunda kalıyor. Evet, işte böyle bir ortamda sabrediyoruz, şükrediyoruz, kanaat ediyoruz ama şükretmesi gereken, kanaat göstermesi gerekenler, yani AKP'nin zenginleri, zenginler sınıfı, onlar bunu yapmıyorlar. Biz bu Ramazan'da adalet istiyoruz, biz Ramazan'da kul hakkının yenmemesini istiyoruz. Ramazan ayı boyunca 20 ilde yurttaşlarımızla bir araya geleceğiz, Türkiye'yi adım adım dolaşmaya devam edeceğiz. Yine gittiğimiz illerde iftardan önce pazara gideceğiz, esnafla, vatandaşla konuşacağız. Bugün de ilk iftarımızı Ankara İl Başkanlığımız, Mamak İlçe Teşkilatımızla birlikte veriyor. Mamak'ta yurttaşlarımızla birlikte olacağız.